2006 Öss Edebiyat Soruları ve Çözümleri

2006 Öss Edebiyat Soruları ve Çözümleri

Sayfamızda 2006 Öss Edebiyat Sorularını  bir arada bulabilirsiniz.

2006 ÖSS Edebiyat SORULARI

1. Bir kimsenin ölümü üzerine duyulan üzüntü ve acıyı anlatmak, onun erdemlerini, iyi yönlerini dile getirmek amacıyla yazılan şiirlere verilen addır. Ölen bir kişi için yazılan bu tür şiirlere divan edebiyatında —-, halk edebiyatındaysa —- denmiştir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere, verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

A) mersiye – ilahi                           B) mesnevi – koşma

C) mevlit – koşma                         D) mevlit – ağıt

E) mersiye – ağıt

 

2. Bu, son bir yıl içinde okuduğum romanlar arasında etkisinden uzun süre kurtulamadığım bir çeviri roman. Yazar, bu romanında öncekilerden farklı bir

yol izlemiş. Bir kahramanın çevresinde gelişen bir öykü kurgulamış. Abartıyla yalınlığı, komediyle trajedinin özelliklerini bir arada kullanmış. Bir yıl gibi bir zaman dilimini çok az geri dönüşlerle anlatmış. Haftalarca “çok satanlar” listesinde yer alan bu çeviri yapıt, Türk okurundan gördüğü ilgiyi Fransız ve

İngiliz okurlardan görmemiş. Bu durum, çevirmenin başarısı olarak değerlendirilebilir.

Bu parçada aşağıdaki yazı türlerinden hangisine ait özellikler ağır basmaktadır?

A) Makale                   B) Deneme                       C) Eleştiri

D) Fıkra                      E) Günlük

 

3. Derken bir düdük   öttü   ansızın

I       II

Bembeyaz  gemi   gitgide  ufaldı

III        IV       V

Korkunç  yalnızlığıyla  baş başa

 

Rıhtımda bir  adam kaldı

VI

Bu dizelerdeki numaralanmış yerlerin hangilerinde ulama vardır?

A) I. ve VIII.             B) II. ve V.                         C) III. ve VI.

D) IV. ve VII.           E) V. ve VII.

 

4.     Ela gözlerine kurban olduğum

Yüzüne bakmaya doyamadım ben

İbret için gelmiş derler cihana

Noktadır benlerin sayamadım ben

Bu dörtlükle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) 11’li hece ölçüsüyle yazılmıştır.

B) Redif vardır.

C) Tam uyak kullanılmıştır.

D) Koşma türünün özelliklerini taşımaktadır.

E) Benzetme sanatından yararlanılmıştır.

 

5. —-, Türk edebiyatında —- tarzda yazılmış —- tiyatrodur. Yapıtın —- (1859) ve —- (1860) yıllarda Türkiye’de Türkçe oyunlar oynanan tiyatro yoktu.

Yukarıda boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi gerekir?

A) Zavallı Çocuk – özgün – bir – beğenildiği – yayıldığı

B) Afife Anjelik – yeni – son – bilinmediği – tanınmadığı

C) Şair Evlenmesi – batılı – ilk – yazıldığı – basıldığı

D) Hasan Mellah – bilinen – gerçek – övüldüğü – yerildiği

E) Aşk-ı Memnu – modern – klasik – okunduğu – sevildiği

 

6. Ziya Paşa,   tiyatrodaeğlence” ile “sosyal fayda”yı birleştirip tiyatroyu

I                   II                        III

faydalı bir eğlence” olarak nitelendirmiştir. Onun tiyatro hakkındaki

IV

düşüncelerini bazı makaleleri ile Celâleddin Harzemşah Mukaddimesi’nden

                                                                         V

öğrenmek mümkündür.

Bu cümledeki altı çizili sözlerden hangisinde bilgi yanlışı vardır?

A) I.             B) II.           C) III.           D) IV.          E) V.

 

7. Tanzimat edebiyatıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi yanlıştır?

A) Makale, fıkra, deneme gibi Batıdan alınmış yazı türleri bu dönemde gazeteler aracılığıyla edebiyatımıza girmiştir.

B) Yeni nazım şekilleriyle birlikte divan edebiyatı nazım şekilleri de kullanılmıştır.

C) Ahmet Mithat, Şemsettin Sami bu dönemin romancılarındandır.

D) Vatan, millet, adalet, hürriyet gibi kavramlar bu dönemde kullanılmaya başlanmıştır.

E) Bu dönemde çıkan resmi gazeteler, Tercümân-ı Ahvâl ve Tasvîr-i Efkâr’dır.

 

8. Aşkın ikinci plana atıldığı bu romanda toplumsal hayata yer verilmiş olması, bu yapıtın en önemli özelliğidir. Romanda Ahmet Cemil, yalnız iç dünyasıyla

değil, bağlı bulunduğu toplumsal çevreyle birlikte verilmiştir. Okurken onun, çocukluğundan bu yana hangi toplumsal çevrede yetiştiğini, aile ve okul hayatını, karşılaştığı sıkıntıları bütün ayrıntılarıyla öğreniyoruz. Bu genç şairin yeni bir şiir yaratmak için neler düşündüğünü, verdiği mücadeleleri, düşmanı olan eski edebiyat taraftarlarının ve o devir basın hayatının iç yüzünü görüyoruz. Bu bakımdan yapıtı, o dönemin ve Doğu ile Batı edebiyatları arasındaki düşünce çatışmasının romanı olarak da kabul edebiliriz.

Bu parçada özellikleri anlatılan roman ve yazarı aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

A) Eylül – Mehmet Rauf

B) Şıpsevdi – Hüseyin Rahmi Gürpınar

C) Pariste Bir Türk – Ahmet Mithat

D) Mai ve Siyah – Halit Ziya Uşaklıgil

E) Hayâl İçinde – Hüseyin Cahit Yalçın

 

9. Bir dergi çevresinde toplanan, yeni bir duyarlığı, yeni bir şiir dilini yerleştirmeye çalışan bu şairlerin şiirleri, bir arayış döneminin bütün karışık etkilerini içermektedir. Romantik ve simgecidirler. Onların şiirlerinde, düşle gerçek çatışması, karamsarlık, kaçış temaları egemendir. Hem dönemin siyasal koşulları hem de benimsedikleri sanat anlayışı, onların içine kapalı, bireyci bir şiire yönelmelerine yol açmıştır.

Bu parçada tanıtılan şairler aşağıdakilerin hangisi içinde yer alır?

A) Tanzimatçılar                          B) Edebiyat-ı Cedîdeciler

C) Fecr-i Âticiler                          D) Yedi Meşaleciler

E) Milli Edebiyatçılar

 

10. Cumhuriyetin ilanından 1940’lara kadar şiirimizin dört yöneliminden biri olan Beş Hececiler, halk şiirinin dış yapısını, özellikle ölçü ve uyak düzenini benimsediler. Böylelikle halk şiirinin dünyasına ulaşabileceklerini sandılar. Dil açısından arı, açık bir söyleyişe yöneldiler. Ürettikleri şiirler ise kalıplaşmış bir yapı içinde kaldı.

Aşağıdakilerden hangisi bu anlayışa bağlı kalarak şiir yazanlardan biri değildir?

A) Faruk Nafiz Çamlıbel                B) Orhan Seyfi Orhon

C) Ceyhun Atuf Kansu                  D) Enis Behiç Koryürek

E) Yusuf Ziya Ortaç

 

11. Divan edebiyatı diye adlandırdığımız düşünüş ve yazış biçiminin tam anlamıyla başlaması, Türklerin Anadolu’ya egemen oldukları 13. yüzyıl sonlarına rastlar. Bu edebiyat, —- etkisi altında yeni edebiyatın doğduğu

19. yüzyılın ortalarına kadar sürer. İlk divan şairi diyebileceğimiz şair ise 13. yüzyılda yaşamış olan —-.

Bu parçadaki boş yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Fransa – Sultan Veled’dir

B) Batı – Hoca Dehhânî’dir

C) Avrupa – Yusuf Has Hâcib’dir

D) Tanzimat – Ahmet Yesevî’dir

E) Halkçılık – Âşık Paşa’dır

 

12. Acemice yazıldığını düşündüğümüz, başı sonu olmayan öyküleriyle okurların belleğinde yer etmiştir. Öyküleri, biçim, teknik, dil ve anlatım özellikleri bakımından “olay öykücülüğü”nden ayrılır. “Olay öykücülüğü” nü yaygınlaştırmaya çalışan —- etkilenmekle birlikte, kendi çizgisini geliştiren, yeni bir öykücülük akımının öncüsü olan —-, Cumhuriyet Döneminde klasik öykü tekniğini yıkmıştır. Böylece Türk öykücülüğünde bir devrim gerçekleştirmiştir.

Bu parçada boş bırakılan yerlere, verilen bilgilere göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) Gustave Flaubert’den – Ömer Seyfettin

B) Anton Çehov’dan – Sabahattin Ali

C) Franz Kafka’dan – Memduh Şevket Esendal

D) Guy De Mauppassant’dan – Sait Faik Abasıyanık

E) Alphonse Daudet’den – Haldun Taner

 

13. Türk öykücülüğünün özelliklerini kavramak istiyorsak öncelikle bu üç yazarımızı çok iyi tanımamız gerekir. Abdullah Efendinin Rüyaları’yla —-, Ekmek Kavgası’yla —-, Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu’yla —-, Cumhuriyet Dönemi öykücülüğünde önemli yeri olan sanatçılar arasında sayılır.

Bu parçada boş bırakılan yerlere getirilmesi gereken yazar adları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

A) Ahmet Hamdi Tanpınar – Orhan Kemal – Haldun Taner

B) Haldun Taner – Ahmet Hamdi Tanpınar – Orhan Kemal

C) Orhan Kemal – Ahmet Hamdi Tanpınar – Haldun Taner

D) Ahmet Hamdi Tanpınar – Haldun Taner – Orhan Kemal

E) Haldun Taner – Orhan Kemal – Ahmet Hamdi Tanpınar

 

14.  Kaman civarına bahar gelince

Yıkılır ovadan yörük çadırları,

Yücesinde pare pare duman tutmuş

Düldül Dağ’ın yaylasında mekân kurulur.

Hoş gelmişsin ilkbahar!

Nisan ayı içinde donanır dağlar,

Donanır yeşilinden, alından

Bu dizelerde aşağıdaki şiir türlerinden hangisine özgü nitelikler ağır basmaktadır?

A) Lirik                    B) Pastoral               C) Epik

D) Didaktik              E) Dramatik

 

15. (I) Güneş yavaş yavaş yükselirken antik kent aydınlanmaya başlıyor. (II) Güneşle birlikte, kentin geçmişindeki bilinmeyen yönlerin de ortaya çıkacağını sanıyor insan; ama bir süre sonra yanıldığını anlıyor. (III) Yüzyıllardır yalnızlığa alışmış, unutulmuş bu kentin geçmişini düşünüyor. (IV) Acaba bu tiyatro sahnesinde kaç oyun sergilendi, odeonda ne gibi sorunlar tartışıldı, ölümüne savaşlar nasıl yaşandı buralarda? (V) Bugün, bütün bunlardan habersiz, tarih sahnesindeki rolünü tamamlamış ve mağrur bir sessizliğe gömülmüş bir kentle karşı karşıyayız.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde kişileştirme sanatı vardır?

A) I. ve II.                   B) I. ve IV.                        C) III. ve IV.

D) III. ve V.                E) IV. ve V.

 

16. “Gerçeği olduğu gibi yansıtmak benim işim değildir. Dış dünyayı duygu ve hayal gücüyle zenginleştirerek vermek, tabiatın güzelliklerini dile getirmek sanatın görevi olmalıdır.” görüşünü ileri süren bir sanatçı, aşağıdaki edebiyat akımlarından hangisinin savunucusu durumundadır?

A) Klasisizm                  B) Romantizm                      C) Realizm

D) Natüralizm                E) Sürrealizm

 

17. O büyük yazarları, onların yarattıkları kişiler yaşatıyor. Nitekim, —- yaşatan —-.

Bu parçada boş bırakılan yerlere aşağıdakilerin hangisinde verilenlerin getirilmesi uygun değildir?

A) Cervantes’i – Don Kişot’tur

B) Geothe’yi – Faust’tur

C) Shakespeare’i – Hamlet’tir

D) Charles Dickens’ı – David Copperfield’dır

E) Stendhal’ı – Anna Karenina’dır

 

CEVAPLAR

1.    E2.    C3.    A

4.    C

5.    C

6.    A7.    E8.    D

9.    B

10.    C

11.    B12.    D13.    A

14.    B

15.    D

16.    B

17.    E

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir