2002 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri

2002 Öss Felsefe Soruları ve Cevapları

Sayfamızda 2002 ÖSS de Çıkmış Felsefe Sorularını ve Cevaplarını, 2002 Öss Felsefe, 2002 Öss Felsefe Çıkmış Sorular, 2002 Öss Felsefe çıkmış sorular ve cevapları, 2002 ÖSS Felsefe Soru Çözümü, 2002 öss Felsefe soruları cevapları ile, 2002 Öss Felsefe Soruları ve Cevapları Bulabilirsiniz.

2002 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri

1. Düşünme doğuştan gelen bazı yatkınlıklara dayalı olmasına karşın öğrenmeyle gelişen bir etkinliktir. Bu açıdan büyük düşünürler de dahil herkes “düşünme öğrencisi” sayılabilir. Düşünmek bir borçlanmayı da beraberinde getirir. Düşünme sürecinde borcumuzu “yanlış”la ödev karşılığında “doğru”yu alırız.İnsanoğlu yanlış yapmaktan kurtulamayacağına göre bu süreç asla bitmez. Her seferinde bilginin kristal kalesini yıkar sonra yeniden daha yükseğini kurmaya başlarız.

Bu parçada düşünmeyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Kesin bilgiye ulaşmanın en etkili yöntemi olduğu
B) Yapılan hatalardan alınan derslerle sürekli geliştiği
C) Soyut verilerden yola çıkarak somut sonuçlara ulaşma çabasından kaynaklandığı
D) Yalnızca özgür ve bağımsız bir ortamda gelişebileceği
E) Bütün soruların cevaplanabileceği varsayımına dayandığı


2. Bir masalda iki terzi krala diktikleri giysiyi yalnızca akıllı insanların görebileceğini söyleyerek onu kandırırlar. Aslında ortada dikilmiş herhangi bir giysi yoktur. Kralla karşılaşanlar akılsız diye damgalanmamak için onun çıplak göründüğünü söylemez; aksine olmayan giysiye herkes övgüler yağdırır. Kralın çıplak olduğunu onu gören bir çocuk söyler yalnızca. Bir düşünür de bir çocuk gibi gerçeği söyleyebilecek yüreklilikte olmalıdır. Kendi çağının tüm önyargılarına karşın saygınlığın zedelenmesi pahasına gerçeği olduğu gibi ortaya koymalı; çocukların yetişkinlikte yitirdikleri bu özelliği korumaya çalışmalıdır.

Bu parçaya göre bir düşünürde aşağıdaki özelliklerden hangisinin bulunması gerekir?

A) Cevaplardan çok sorulara ağırlık verme
B) Soruşturmasına olabildiğince çok soruyla başlama
C) Bilimsel otoritelerle uyum içinde çalışma
D) Daha önce cevaplanmamış sorular sorma
E) Genel görüş ve kabullerin tutsağı olmaktan kaçınma

3. Filozoflar işlerini yaparken sorulardan yararlanırlar. Filozofun elindeki sorular probleme çözüm getirmenin bir anahtarıdır.Genellikle karşılaşılan problemler zaman içerisinde pek fazla değişmez. Zamanla değişen filozofun problemin çözümünde rol oynayan farklı etkenleri seçebilmesidir. Problemi farklı sorular sorarak irdelediğinde “varolan”ın daha önce gözden kaçmış olan yanları aydınlanmaya başlar Böylece her doğru soru onu problemi çözmeye bir adım daha
yaklaştırır.

Bu parçada filozofun sorduğu soruların hangi yönü vurgulanmıştır?

A) Problemlerin çözümüne ışık tutması
B) Olaylarda fazla değişiklik olmadığını göstermesi
C) Herkes tarafından sorulduğunda önemini yitirmesi
D) Dünyaya egemen olma isteğinden kaynaklanması
E) Çözülemeyecek problemler için zaman harcanmasını önlemesi

4. Bilimin büyük trajedisi güzelim bir hipoaaain güzelim bir hipotezin acımasız bir gerçek tarafından öldürülmesidir.
Bu görüş bilimsel hipotezle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisini destekler?

A) Hipoaaa oluşturulurken bilimsel yasalardan yararlanılmalıdır.
B) Bir hipoaaai çürütecek kanıtın bulunamamış olması o hipoaaain doğru olduğunu gösterir.
C) Bilinmeyenin açıklanmasını sağlayan hipotezler güzel görünür.
D) Bir hipotez doğru görünse de araştırma bulguları onun yanlış olduğunu ortaya koyabilir.
E) Hipoaaa hem yalın hem doğru olmalıdır.

5. Bilim adamı problem çözme sürecinde önce problemini aydınlatacak noktaları saptamalı sonra bu saptamalarda deneysel olarak sınanabilir sonuçlar çıkarmalıdır. İkinci aşama için gereken bilgiyi ona okul öğrenimi vermiştir; bu bilgilere dayalı çalışmaları onun başarılı olmasını sağlar. Ancak ilk aşamada başarılı olabilmesi için bilim adamının elinde ne bilinen bir yöntem vardır ne de okulda öğrendiklerinin ona yararı olacaktır.
Aşağıdaki yargılardan hangisi bu parçada öne sürülen görüşü özetlemektedir?
A) Aynı probleme çözüm arayan bilim adamları aynı noktadan yola çıksalar bile farklı sonuçlara ulaşabilirler.
B) Bilim adamı bilimsel kuramlardan yola çıktığında ulaşacağı sonuçlar bilim çevreleri tarafından kabul edilecektir.
C) Bilim adamının başarılı olabilmesi yalnızca eğitim ile değil probleme çözüm getirecek noktaları fark etme yeteneğine de bağlıdır.
D) Bilim adamının izlediği yöntem doğruysa ulaştığı sonuç da doğrudur.
E) Bilim adamı çalışmalarına başlarken kendisinden önceki önemli çalışmaları incelemeli onlardaki eksiklikleri görebilmelidir.

6. Dünyada kötülük çoğu zaman bilmemekten kaynaklanır. Tek başına iyi niyet iyiyi istemek bir eylemin iyi sonuç vermesi için yeterli değildir. Sadece iyiyi istemekten yola çıkan bir eylem eğer bilgiyle aydınlatılmamışsa kötüyü istemek kadar zarar verebilir.

Bu parçada savunulan görüş aşağıdakilerden hangisidir?

A) İyiyi istemek iyinin gerçekleşmesi için yeterli olmasa da ahlaki bir görevdir.
B) Kötü niyetle yapılan bir eylem de yarar sağlayabilir.
C) Bilgiye dayalı her eylem iyi niyetle yapılmamış olsa da iyi eylemdir.
D) İyinin gerçekleşmesi için hem iyinin amaçlanması hem de bilgiden yararlanılması gerekir.
E) İnsanlık değerlerini korumak ve yüceltmek amacıyla yapılan her eylem iyi eylemdir.

 

7. İnsan değerlidir. Çünkü doğuştan getirdiği potansiyel ona “iyi insan” olanağı sunar. Yani kişi uygun ortamda yeterli eğitim alarak yetiştiğinde herhangi bir alanda başarılı olabilir o alanda yaptıklarıyla insanlığa katkıda bulunabilir.
Bu parçaya göre insanı “değerli” yapan aşağıdakilerden hangisidir?

A) Hangi alanda uzmanlaşacağına kendi iradesiyle karar verebilmesi
B) İyi ile kötüyü ayırt edebilmesi
C) Uygun koşullar sağlandığında insanlığa hizmet edebilecek yetenekte olması
D) Özelliklerinin bir kısmını doğuştan getirmiş olması
E) Her koşulda zorlukların üstesinden gelebilecek potansiyele sahip olması

8. Geometri kuralları belirlenirken nasıl nokta çizgi uzay gibi temel kavramlardan yola çıkılıyorsa hukuk kuralları da hak adalet etik gibi temel kavramlara dayandırılır; yasalar bu kavramlardan türetilir. Tarih boyunca ister teokrasiyle ister otokrasiyle ister demokrasiyle yönetilsin tüm devletler hukuka gereksinim duymuşlardır. Bir devletin hukuk sistemi o devletin yapısının biçimlenmesinde etkilidir. Devletlerin hukuk sistemleri arasındaki farkı belirleyen de yasa yaparken gerekli temel kavramları hangi ilkelerden aldıkları ve o kavramları nasıl kullandıklarıdır.

Bu parçada hukukun hangi yönünden söz edilmemektedir?

A) Belirli kavramları temel aldığından
B) Her tür devlet düzeni için gerekli olduğundan
C) Devlet düzeni üzerinde etkili olduğundan
D) Yapısının dayandığı temel kavramlara göre değiştiğinden
E) Bilimsel kurallarla uyumlu olması gerektiğinden

9. İnsan olarak yaşantılarımız ve iç dünyamız bilinmeyenlerle keşfedilmemişliklerle doludur. Sanat insanın iç dünyasını keşfetmeye adlandırmaya çalışır. Sanat yapıtında okura seyirciye dinleyiciye sunulan onun için yeni olan bir yorumdur. Bir şiir bir resim bir senfoni insan için hep yeni bir keşif yeni bir adlandırmadır. Gerçekten de bir sanat yapıtıyla ilk kez karşılaştığında insanı şaşırtan budur.

Bu parçada bir sanat yapıtı karşısında duyulan şaşkınlık aşağıdakilerden hangisine bağlanmaktadır?

A) Dünyayı eleştirel bir bakış açısıyla yansıtmasına
B) İnsanın anlayamadıkları karşısında duyduğu korkuyu gidermesine
C) İnsanı önceden farkına varamadığıyla karşı karşıya getirmesine
D) İnsana hoş duygular yaşatmasına
E) Başka sanat yapıtlarında ele alınmamış bir konuyu işlemesine

10. Kitap okuyan bir çocuğun kendisini kitabına konusuna kaptırması söz gelişi zavallı Robinson’u adadan kurtarmak için kafa yorması sanat yapıtının doğası yönünden ilginç bir durumdur. Elindeki romana dalmış bir yetişkinin odaya başka birinin girmesiyle birden irkilmesi gerçek dünyaya ancak birkaç saniye duraksadıktan sonra uyum sağlayabilmesi de böyle bir durumun sonucudur. Bu iki örnekte de romanın kurmaca yapısı okuru yaşadığı dünyadan çekip olayların salt duyularla izlenemeyeceği bir dünyaya itmiştir.

Bu parçaya dayanarak sanat yapıtıyla ilgili aşağıdaki genellemelerden hangisine ulaşılabilir?

A) Düş gücüyle keşfedilebilecek ayrı bir dünyası vardır.
B) Sanatçının dünyaya bakış açısını yansıtır.
C) Yaşamın değerinin kavranmasına yardımcı olur.
D) Temel amacı gerçeğin kavranmasını sağlamaktır.
E) Gerçek dünyayı yücelterek yeniden kurgular.

CEVAP ANAHTARI: 1.B 2.E 3.A 4.D 5.C 6.D 7.C 8.E 9.C 10.A

  • Kaynak İndirme Bilgileri
  • Site: konu-anlatimi.gen.tr
  • Dosya İçeriği: 2002 Öss Felsefe Soruları ve Çözümleri
  • Dosya Boyutu/Türü: 23.8 KB/ Word
  • Dosya İndirme Linki: Tıklayınız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir